43,1612$% 0.11
50,3860€% 0.11
6.357,40%-0,15
10.423,00%-0,19
41.566,00%-0,19
4.584,13%-0,19
3966261฿%1.47565
Sevgili okurlar;
Son dönemde Hızırlı Yaylası neredeyse her gün gazetelerde, televizyonlarda, sosyal medyada gündemde. Etkinlik üstüne etkinlik, açıklama üstüne açıklama… Ne oldu da birden bire bu yayla böyle bir ilgiyi hak eder hale geldi? Bir bilen var mı?
İşin gerçeği şu ki, Hızırlı Yaylası, yıllar boyunca büyük bir sessizlik içinde doğasının korunmuş, insanların huzur içinde yaşadığı bir yerdi. Ancak son zamanlarda, bu yaylanın etrafında dönen rüzgarın hızla değiştiğini ve “gelişim” adı altında bazı stratejik adımlar atılmaya çalışıldığını görmekteyiz.
İlk bakışta “doğaya kazandırılacak bir yer” havası verilse de, işin içinde başka bir hesap var mı? Yayla, terörden yeni arınmış, binlerce yıllık geçmişe sahip, farklı din ve ırklara ev sahipliği yapmış bir yer. Bu topraklar, tarihin derinliklerinden gelen izleri taşıyor. Gerçekten de doğaya kazandırdık mı, yoksa bir popülist yaklaşım içinde mi olduğumuzu sormak gerek. Burası sadece bizim değil, geçmişte farklı kültürlerin de ortak mirasıydı. Şimdi, her köşe başında etkinlik yapmanın, büyük yatırımlar vaadiyle halkın dikkatini çekmenin ne kadar doğru olduğunu sorgulamalıyız.
Hızırlı Yaylası’nın hak sahiplerinden, orada yaşayanların rızası alındı mı? Bu toprakları, bu doğayı en iyi anlayanlar, o yaylada yıllardır yaşayan köylülerdir. Onların beklentileri, ihtiyaçları dikkate alındı mı? Hızla gündeme gelen bu projeler, gerçek bir yerel kalkınma mı sağlayacak, yoksa sadece kısa vadeli popülist bir gösteriye mi dönüşecek? Yayla, bölge halkı için ekonomik bir değer yaratabilir, ancak bu değer yaratılırken doğanın tahribatına yol açmak doğru olur mu?
Yaylanın doğal yapısını bozmamak, onu geleceğe sağlıklı bir şekilde taşımak, doğaya olan saygımızı da gerektirirdi. Doğal yaşamın bozulmadan, doğru bir şekilde kullanılması, buranın sadece bugün değil, gelecekte de yaşanabilir olmasını sağlar. Hızla artan etkinliklerin ve yatırımların, gerçekten doğa dostu olup olmadığını tartışmak lazım. Yaylaya, doğal yapısına zarar vermeden ve o bölgedeki insanların rızalarını alarak katkı sağlamak daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
Sadece etkinlikler, festivaller veya projelerle gündemde tutmakla kalmayalım, bu toprakların ruhunu da kaybetmeden, yerel halkla birlikte sürdürülebilir çözümler geliştirelim. Hızırlı Yaylası, sadece bir gelir kaynağı ya da popüler bir tatil bölgesi olmamalı. Burası, geçmişin izlerini taşıyan, doğanın en saf halini barındıran bir yer olmalı.
Doğaya saygı duyarak, doğru bir planlama ile Hızırlı Yaylası’nı gerçekten kazandırabiliriz. Bu yayla, geçmişten günümüze birçok kültürün izlerini taşıyan ve bu izlerin korunması gereken bir mirastır. Gelin, bu mirası bozmadan, yerel halkın onayı ve katılımı ile birlikte, bu güzel yaylayı daha da değerli kılalım.
Saygılarımla…
TİNGADER (Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği)
Gaziantep İl Temsilcisi
Sedat Ciba
Biz İslahiye’nin Sevdalısı Değil, Delisiyiz.
1
Vefat ve Baş Sağlığı Sofi Veli Göğebakan
2
Diyarbakır’daki Cinayet Şüphelisi, İslahiye’de Yakalandı
3
İslahiye’de SYDV Mütevelli Heyeti Seçimi Yapıldı
4
İslahiye Göz TV Ailesinden SYDV Müdürü Ömer Faruk Uyanık’a Ziyaret
5
İslahiye Devlet Hastanesi’nde Bir İlk: Kapalı Yöntemle Sarkma Ameliyatı Başarıyla Yapıldı