47,9621$%0,24
56,0614€%-0,13
7.107,39%2,12
11.586,00%1,78
46.160,00%1,78
4.603,39%1,87
3711045฿%0.6
02:00
Sevgili okurlar;
Çocuklar, dünyaya temiz bir kalp ve merakla bakarlar. Onların gözünde hayat; keşfedilmeyi bekleyen renkli, heyecanlı ve sınırsız bir yerdir. Küçük bir taş, ilginç bir hazineye; karton bir kutu, büyük bir gemiye; sıradan bir bahçe ise masalsı bir ülkeye dönüşebilir. Çünkü çocukların dünyasında hayal gücünün sınırları yoktur.
Çocuklar için insanların dili, dini, rengi veya sosyal konumu önemli değildir. Onlar karşılarındaki kişiyi sahip olduklarıyla değil, gösterdiği sevgiyle değerlendirirler. Birlikte gülebildikleri, oyun oynayabildikleri ve kendilerini güvende hissettikleri herkesle kolayca dost olabilirler. Bu nedenle çocukların arkadaşlıklarında çıkar değil, samimiyet vardır.
Onların sevgisi de son derece içtendir. Sevdiklerini söylemekten, sarılmaktan ve duygularını göstermekten çekinmezler. Bir an üzülüp kısa süre sonra yeniden gülümseyebilirler. Kalplerinde uzun süre kin tutmaz, küçük bir tebessümle kırgınlıklarını unutabilirler. Affetmenin ve anı yaşamanın en güzel hâlini çoğu zaman çocuklarda görürüz.
Çocukların bitmek bilmeyen soruları, öğrenme isteklerinin bir göstergesidir. Gökyüzünün neden mavi olduğunu, kuşların nasıl uçtuğunu ve yıldızların neden yalnızca geceleri göründüğünü merak ederler. Yetişkinlerin sıradanlaştırdığı birçok şey, onlar için şaşırtıcı ve değerlidir. Bir kelebeğin kanat çırpışı, yağan ilk kar veya gökyüzündeki gökkuşağı çocuklara büyük bir mutluluk verebilir.
Ancak çocukların saf dünyası oldukça hassastır. Yetişkinlerin sözleri, davranışları ve tutumları onların kişiliklerinde derin izler bırakabilir. Sevgiyle büyüyen bir çocuk kendisini değerli hissederken sürekli eleştirilen veya ihmal edilen bir çocuk iç dünyasında büyük yaralar taşıyabilir. Bu nedenle çocuklara yalnızca maddi imkânlar sunmak yeterli değildir. Onları dinlemek, anlamak, duygularına saygı göstermek ve koşulsuz sevildiklerini hissettirmek gerekir.
Çocuklara verebileceğimiz en değerli armağanlardan biri, çocukluklarını özgürce yaşamalarına izin vermektir. Oyun oynamak, hayal kurmak, soru sormak ve hata yapmak onların en doğal hakkıdır. Bir çocuğun başarısından önce mutluluğuna, aldığı notlardan önce güzel ahlakına ve başkalarıyla yarışmasından önce kendisini tanımasına önem verilmelidir.
Aslında çocuklar yalnızca yetişkinlerden öğrenmez; yetişkinlere de çok şey öğretir. Küçük şeylerden mutlu olmayı, içtenlikle sevmeyi, kolayca affetmeyi ve hayal kurmaktan vazgeçmemeyi bize hatırlatırlar. Onların gözlerinden dünyaya baktığımızda yaşamın güzelliklerini yeniden fark ederiz.
Çocukların saf dünyasını korumak, yalnızca ailelerin değil, bütün toplumun sorumluluğudur. Çünkü sevgi, güven ve anlayış içinde büyüyen her çocuk, geleceğin daha güzel ve daha merhametli olmasına katkı sağlar. Çocukların gülüşleri eksilmediği sürece dünyada umut her zaman var olacaktır.
İş İnsanı
Leyla Öztürk
Saygılarımla….
SENİNLE BAŞLADI, SENİNLE BİTSİN – Hasan Budak Yazdı
TELİF HAKKI!