49,8311$%0,08
55,4636€%-0,05
6.486,67%-0,21
10.641,00%-0,23
42.414,00%-0,23
4.046,47%-0,33
4048051฿%1.9106
02:00
03 Eylül 2026 Perşembe
BENZİN UCUZLARKEN MOTORİN NEDEN CEP YAKIYOR?
PSORİASİS (SEDEF HASTALIĞI) NEDİR? ( Prof. Dr. Burhan ENGİN ) yazdı.
Elinde Telefon, Boynunda Kamera: Gazeteci mi?
Gazetecilik Belgeyle Yapılır, Öfkeyle Değil
Leyla Öztürk: Kadınlara Cesaret Değil Alan Açmak Gerekir.
Metin Külünk: “Terörsüz Türkiye, Güvenlik Projesinden Daha Büyük Bir Meseledir”
Sevgili okurlar;
Hayat bazen öyle bir noktaya gelir ki, her şey aynı kalır ama hiçbir şey eskisi gibi değildir. Sabah aynı saatte kalkarsınız, aynı kahveyi içersiniz, aynı insanlarla konuşursunuz… ama içten içe bir huzursuzluk vardır. Sanki içinizde biri, “Artık buradan gitmemiz gerekiyor” der. İşte o ses, değişimin ilk işaretidir.
Değişim kimine göre korkutucu, kimine göre heyecan vericidir. Aslında değişim, ikisinin tam ortasında bir yerdedir: Korku ve cesaretin dans ettiği ince bir çizgide. Çünkü insan, alıştığı düzeni bırakmaktan çekinir. Tanıdık olan güvenlidir, ama güvenli olan her zaman doğru değildir.
Bir düşünün: Kelebek, kozadan çıkarken en çok o anda zorlanır. Ama eğer o anı atlatamazsa, uçmayı hiç öğrenemez. Biz de hayatta, en sıkıştığımız anlarda aslında dönüşümün eşiğindeyizdir.

Değişimin en güzel tarafı, bizi yeniden tanıştırmasıdır. “Ben kimim, ne istiyorum, gerçekten nereye aitim?” sorularını sormaya başlarız. Cevaplar hemen gelmez ama geldiklerinde bizi bambaşka bir yola sokarlar.
Tabii değişim sihirli bir değnek değildir. Cesaret ister, sabır ister. Bazen insanlar sizi anlamaz, bazen eski çevreniz “Ne gerek vardı ki?” der. Ama unutmayın: Her büyük değişim önce yalnızlıkla başlar, sonra alkışlarla devam eder.
TELİF HAKKI!