43,3111$% 0.03
50,7354€% 0.19
6.730,05%0,17
11.162,00%-0,15
44.510,00%-0,15
4.827,83%0,03
3887844฿%0.69146
İslahiye Saadet Partisi Gençlik Kolları Başkanı Mert Berkant Sertbaş Papa’nın İznik’e yapacağı ziyaretle ilgili bir basın açıklaması yayımlayarak konuya dair görüş ve değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.
Değerli basın mensupları, kıymetli misafirler,
Ve Aziz Milletimiz!
Bugün burada,
Saadet Partisi Gençlik Kolları olarak
Papa 14. Leo’nun ziyareti vesilesiyle
İznik’ten, ülkemizin ve kadim bir medeniyetin kalbinden
iktidara seslenmek üzere bir araya geldik.
Bilindiği üzere Amerikalı Papa 14. Leo, dün Ankara’dan İstanbul’a geçmiş,
çeşitli programlardan sonra şimdi de İznik’imize gelmektedir.
Hepinizin malumu,
Ülkemiz birçok medeniyete, kültüre, inanışa ev sahipli yapmış kadim bir coğrafyadır.
Elbette bu inanç ve kültürlerin de izleri hala bulunmaktadır.
Bu zenginlik elbette değerlidir.
Ancak hiçbir dış aktörün,
özellikle de devlet-dini otorite karışımının güçlü olduğu bir yapının,
bizim egemenlik alanımız içinde
ayrıcalıklı bir konum elde etmesine kayıtsız kalamayız.
Öncelikle;
Amerikalı Papa’nın Türkiye ziyaretini tamamen “turistik amaçlı” görmeyi yanlış buluyoruz.
Bu ziyaret “dini bir hüviyetle” yapıldığı söylenen,
Ancak açıkça “bir siyasi güç gösterisine” ve “etki alanı oluşturma operasyonuna”
dönüştüğünü görüyor
ve bunu REDDEDİYORUZ.
Net bir şekilde ifade edilmelidir ki
Diyalog ve barış söylemleri arkasına gizlenen bu temas,
masum bir ziyaret değil;
topraklarımız üzerinde icra edilen çok yönlü siyasi bir operasyondur.
Unutulmamalıdır ki!
Papa 14. Leo buraya, yalnızca bir ruhani lider kimliğiyle değil,
uluslararası bir otoritenin
ve jeopolitik bir gücün temsilcisi olarak adım atmaktadır.
Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın gündeme getirdiği
kamuoyunda da hala tartışılan
Bizim de şu an sorduğumuz
“İznik’te ‘Yeni bir Vatikan’ mı Kuruluyor?” sorusuna karşı
Yetkililer tarafından hala bir cevap verilmemesi -bizce- yaklaşan tehlikenin habercisidir.
Bu sessizlik bir kabulleniş midir
yoksa “ağzımızın tadı kaçmasın” çekimserliği midir?
İznik ziyareti papalığın 100 yıllık hayaliyken
ve bugüne kadar buna izin verilmemişken
bugün hangi şartlardan dolayı izin verilmiştir?
Biz,
Hem iktidarın hem de yerel yönetimin:
“Bu sadece turistik bir ziyarettir”
“Ayin semboliktir”
“Prestij getirir”
şeklindeki yaklaşımlarını büyük bir tehlike olarak görüyoruz.
Bu ne bir turizm hamlesidir, ne de masum bir uluslararası jesttir.
Çünkü Açıklamalar;
bunun, kültürel ve teopolitik bir operasyon olduğuna işaret ediyor.
BİLİNMELİDİR Kİ ÜLKEMİZ TOPRAKLARI, VATİKAN’IN SİYASİ AJANDASINI SERGİLEYECEĞİ BİR SAHNE DEĞİLDİR!
Papa’nın bu ziyaretinin temelinde, Türkiye’nin tarihi haklarını ve milli kimliğini hedef alan çok boyutlu bir strateji bulunmaktadır. Papa, İznik üzerinden tarihe müdahale etme ve yeniden şekillendirme cüretindedir.
Papa’nın “İznik Hristiyanlığın ortak mirasıdır” söylemi; egemenliğimizi aşındırmaya yönelik, bir tasallut dilidir.
Özellikle 1700. yıl bahanesiyle İznik Konsili yeniden pazarlanmakta, Haçlı zihniyetine yeni bir zemin oluşturulmak istenmektedir.
Oysa Osmanlı padişahlarının 1500. ve 1600. yıl taleplerini reddettiği, 1925 yılında ise Atatürk’e bu talep iletildiğinde “Devletin bütünlüğü için büyük tehdittir” diyerek kesin bir dille geri çevrildiği, tarih kitaplarında mevcuttur.
Değerli Hazirun,
Bu ziyaret aynı zamanda Fener Patriği Bartholomeos’un ekümeniklik iddiasını uluslararası alanda meşrulaştırma girişimidir.
Bartholomeos’un ABD’de CFR merkezindeki konferansta “Konstantinopolis ve Yeni Roma Başpiskoposu Ekümenik Patrik” sıfatıyla ağırlanması ve Papa tarafından desteklenen Heybeliada Ruhban Okulu ile ekümenik statü talepleri, Bizans’ı canlandırma niyetinin açık işaretidir.
Oysa Türkiye Cumhuriyeti topraklarında hiçbir kuruma ekümenik statü tanınmamıştır ve tanınmayacaktır.
Bu yetki Lozanda kayıt altına alınmıştır ve yalnızca Türk devletine aittir.
Hiç kimse, hangi sıfatla gelirse gelsin, bu topraklarda tarihi olayları siyasi nüfuza dönüştüremez. İznik’i “Hristiyanlığın ortak mirası” diye pazarlamak da, ekümeniklik dayatması da, egemenliğimize yönelmiş bir tehdittir.
Bu ziyaretin aynı zamanda
-sözde- “dinler arası diyalog” gibi
Siyonist bir projenin aşaması olarak takdim edildiğini görüyoruz.
Bilindiği üzere bu ziyaret yalnızca Türkiye ile de sınırlı değildir.
Papa, programının devamında Lübnan’a geçecek ve Beyrut’taki Şehitler Meydanı’nda
ekümenik ve dinler arası diyalog toplantısına katılacaktır.
İsrail’in Lübnan’a yönelik tehditleri sürerken
Papa’nın bu ziyareti, bölgenin yeniden dizayn edilmesi için hazırlanan projenin
önemli bir ayağıdır.
Bu gezi de Lübnan’ın değiştirilmeye çalışılan
siyasi ve toplumsal yapısına dönük küresel müdahalenin bir işaretidir.
Buradan hükümetimize sesleniyoruz!
Bu ziyaretin hiçbir boyutu masum değildir.
Buna sessiz kalınması yetmezmiş gibi organizasyona devlet kurumlarının destek vermesi asla kabul edilemez.
Soruyoruz: Papa’nın ziyaret öncesi yayımladığı ve “tek bir iman ikrarını tazelemeyi” teşvik eden “In Unitate Fidei” adlı mektubunu herhangi bir devlet yetkilimiz okumuş mudur?
Bu mektupta ki “Tek Dünya Dini” ve küresel hükümet vurgusundan haberdar mıdır?
İşte tam burada Merhum Erbakan Hocamızın tarihi uyarısını hatırlatıyoruz:
“Papa, ne zaman Türkiye’ye gelse Bizans’ı hortlatma planının ve Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) dini temsilcisi olarak gelmektedir.”
Değerli basın mensupları;
Biz bu meseleye bir diplomatik kriz çıkarmak için değil,
milletimizin tarihine, kimliğine ve egemenliğine sahip çıkmak için dikkat çekiyoruz.
Bu ziyaretin hangi hedeflere hizmet ettiğini,
hangi mutabakatlar neticesinde gerçekleştiğini
iktidarın hangi tavizleri verdiğini bilmek milletimizin hakkıdır.
Bizim çağrımız çok açık:
Türkiye, kendi tarihî şahsiyetini zedeleyecek hiçbir adıma sessiz kalamaz!
Bilinmelidir ki;
Hiçbir güç, hiçbir makam; bu milletin bin yıllık kimliğinin ve değerlerinin üzerinde değildir.
Bu millet binlerce yıldır zaten misafirperverdir.
Elbette misafir başımızın tacıdır.
Ancak misafirperverliğimizin istismar edilmesine asla müsaade etmeyiz.
Saygı göstermek başka, siyasi niyetlere boyun eğmek başkadır.
Türkiye’nin tarihi, dini ve özellikle egemenlik haklarını hedef alan hiçbir sembolik ziyareti ve üstü kapalı dayatmayı kabul etmiyoruz.
Ne olursa olsun,
Saadet Partisi Gençlik Kolları olarak bu topraklar üzerindeki egemenliğimizin
savunucusu olmaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle sözlerimi bitiriyor,
Hassasiyet gösteren tüm katılımcılara,
Değerli basın mensuplarına bir kez daha teşekkür ediyor,
Hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.
İslahiye Saadet Partisi Gençlik Kolları Başkanı
Mert Berkant Sertbaş
Açıklamanın sonunda İslahiye Saadet Partisi Gençlik Kolları Başkanı, kamuoyunu gelişmeleri dikkatle takip etmeye davet ederek, toplumun hassasiyetlerine değer verilmesi gerektiğini vurguladı. Basın açıklaması, teşekkür ve saygı ifadeleriyle son buldu.
İslahiye Belediyesi’nden Vergi Uyarısı
1
Vefat ve Baş Sağlığı Sofi Veli Göğebakan
2
Diyarbakır’daki Cinayet Şüphelisi, İslahiye’de Yakalandı
3
İslahiye’de SYDV Mütevelli Heyeti Seçimi Yapıldı
4
İslahiye Göz TV Ailesinden SYDV Müdürü Ömer Faruk Uyanık’a Ziyaret
5
İslahiye Devlet Hastanesi’nde Bir İlk: Kapalı Yöntemle Sarkma Ameliyatı Başarıyla Yapıldı