48,5990$%0,16
56,4016€%-0,15
6.815,05%1,16
11.111,00%0,94
44.287,00%0,94
4.363,63%1,06
3785023฿%1.2188
02:00
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte habere ulaşmak artık saniyelerle ölçülüyor. Vatandaş, yaşadığı şehirde, ilçede hatta mahallesinde meydana gelen bir gelişmeyi dakikalar içerisinde internet üzerinden öğrenebiliyor.
İşte tam da bu noktada internet gazeteciliğinin önemi her geçen gün daha da artıyor.
Ancak hızın arttığı yerde, beraberinde önemli bir sorumluluk da geliyor. Doğru habercilik.
Bugün bir internet sitesi açmak, sosyal medya hesabı oluşturmak veya haber paylaşmak oldukça kolay. Fakat burada önemli bir ayrımı yapmak gerekiyor:
Her internet haber sitesi açan kişi gazeteci kimliği taşıyor anlamına gelmez.
Gazetecilik; sadece bir haberi paylaşmaktan, başkasının haberini kopyalamaktan veya sosyal medyada gündem oluşturmaktan ibaret değildir.
Gazetecilik; araştırmaktır, sorgulamaktır, doğrulamaktır, kamu yararını gözetmektir.
Bir haberin arkasındaki gerçeği araştırmadan, yalnızca daha fazla tıklanma almak amacıyla başlık atmak gazetecilik değildir.
İnternet gazeteciliğinin en büyük tehlikelerinden biri de haber platformlarının kişisel veya ticari çıkarlar doğrultusunda kullanılabilmesidir.
Bir haber sitesi; kamuoyunu bilgilendirmek yerine belirli kişileri hedef almak, birilerini öne çıkarmak, bir başkasını itibarsızlaştırmak veya kişisel hesaplaşmalara zemin hazırlamak için kullanılıyorsa burada gazetecilik mesleğinin temel ilkeleri sorgulanmalıdır.
Gazetecinin görevi taraf olmak değil, gerçeğin tarafında olmaktır.
Elbette gazeteci hata yapabilir. Yanlış bilgi verebilir. Ancak önemli olan, hatanın fark edildiğinde düzeltilmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesidir.
Burada yalnızca gazetecilere değil, haber okuyucularına da büyük görev düşüyor.
Vatandaş olarak bize düşen görev, karşımıza çıkan her habere koşulsuz inanmamak.
Kaynağı nedir?
Haber başka kaynaklarda da var mı?
Bilgi doğrulanmış mı?
Haber dili tarafsız mı?
Bu haber kamu yararına mı, yoksa birilerinin çıkarına mı hizmet ediyor?
Bu soruları sormaktan çekinmemeliyiz.
Çünkü internet ortamında bilgi kadar yanlış bilgi de çok hızlı yayılıyor.
Bir haberin saniyeler içerisinde binlerce kişiye ulaşabilmesi, gazetecinin sorumluluğunu azaltmaz; tam tersine artırır.
Yerel gazetecilikte bu konu çok daha önemlidir.
Çünkü yerel gazeteci, haber yaptığı insanlarla aynı şehirde, aynı ilçede yaşamaktadır. Haberlerin muhatapları, okuyucuları ve gazeteciler çoğu zaman birbirini tanır.
Bu nedenle yerel basında güven, her şeyin önündedir.
Bugün yapılan bir haber unutulabilir. Ancak gazetecinin doğru, tarafsız ve güvenilir olup olmadığı kolay kolay unutulmaz.
Mesleğini gerçekten yapan gazeteci; gerektiğinde güçlüleri de eleştirir, gerektiğinde vatandaşın sesini duyurur, gerektiğinde yanlış gördüğü uygulamayı gündeme getirir.
Çünkü gazetecinin sorumluluğu bir kişiye, bir kuruma veya bir makama değil, kamuoyuna ve gerçeğe karşıdır.
İnternet gazeteciliği doğru kullanıldığında toplum için son derece güçlü bir iletişim aracıdır.
Ancak bu alanın kişisel çıkarlar, ticari hesaplar veya kişisel husumetler için kullanılmasına izin verilmemelidir.
Gazetecilik mesleğinin itibarı, mesleği gerçekten yapan insanların olduğu kadar toplumun da ortak değeridir.
Bu nedenle çağrımız nettir:
Her gördüğünüz habere inanmayın.
Her internet sitesini gazetecilik kurumu olarak kabul etmeyin.
Haberi, kaynağını ve gazeteciyi sorgulayın.
Çünkü gazetecilik yalnızca haber vermek değil, güven vermektir.
Ve unutmayalım:
İnternette herkes yazabilir.
Ama herkes gazeteci değildir.
Gazeteci Sait Salıcı
PROF. DR. AYHAN ERDEM’DEN AKARYAKIT FİYATLARINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
TELİF HAKKI!