DOLAR

48,4893$%0,03

EURO

56,5704%0,24

GRAM ALTIN

6.884,06%0,33

ÇEYREK ALTIN

11.222,00%0,33

TAM ALTIN

44.731,00%0,33

ONS

4.411,12%0,21

BİTCOİN

3792194฿%-1.31707

Sabah Vakti a 02:00
Gaziantep AÇIK 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Leyla Öztürk: Kadınlara Cesaret Değil Alan Açmak Gerekir.

Kadın girişimciliği konuşulurken en sık kullanılan kelime “cesaret” oluyor. Oysa kadınların cesarete ihtiyacı yok; kadınlar zaten yıllardır evde, iş hayatında ve toplumun her alanında büyük sorumluluklar üstleniyor. Asıl ihtiyaç duyulan şey, fırsatlara eşit erişim ve hareket edebilecekleri gerçek bir alan.

Bir kadının iş fikriyle yola çıkması yalnızca şirket kurması anlamına gelmez. Çoğu zaman toplumsal kabullere, ekonomik engellere ve kendisine biçilen rollere karşı da mücadele etmesi gerekir. Erkekler için ticari bir karar olarak görülen girişimcilik, kadınlar söz konusu olduğunda hâlâ “Bunu gerçekten yapabilecek mi?” sorusuyla karşılanabiliyor.

Tam da bu nedenle kadın girişimciliğini yalnızca sosyal sorumluluk başlığı altında değerlendirmemeliyiz. Bu konu doğrudan üretim, istihdam, teknoloji ve ekonomik kalkınmayla ilgilidir. Kadının ekonomik hayata katılması, sadece kendi gelirini elde etmesini sağlamaz; ailesinin yaşamını, çocuklarının geleceğini ve içinde bulunduğu toplumun refahını da dönüştürür.

Ancak kadınlara yalnızca “Girişimci olun” demek yeterli değildir. Finansmana erişim, eğitim, mentorluk, güçlü iş ağları ve pazara ulaşma imkânları sağlanmadığında, verilen destek iyi niyetli bir temenniden öteye geçemez. Özellikle yeni kurulan işletmelerin en kırılgan olduğu ilk yıllarda kadın girişimcilerin yalnız bırakılmaması gerekir.

İş dünyasının da bu süreçte önemli bir sorumluluğu bulunuyor. Şirketler kadın girişimcilerle yalnızca belirli günlerde düzenlenen etkinliklerde bir araya gelmemeli; onları tedarik zincirlerine, projelerine ve karar mekanizmalarına dâhil etmelidir. Gerçek destek, alkışlamak değil birlikte iş üretmektir.

Kadınların güçlü olduğu bir ekonomik düzen, erkeklerin geri planda kaldığı bir düzen değildir. Aksine herkesin yeteneği, emeği ve fikriyle var olabildiği daha dengeli bir yapıdır. Bu nedenle kadın girişimciliğini bir rekabet meselesi değil, ortak geleceğimizi büyüten bir kalkınma modeli olarak görmeliyiz.

Ben inanıyorum ki bir kadın kendi işini kurduğunda yalnızca kendisi için yeni bir kapı açmaz. Kendisinden sonra gelecek kadınlara da “Bu mümkün” mesajını verir. Fakat artık yalnızca mümkün olduğunu göstermekle yetinemeyiz. Kadınların kurduğu işletmelerin büyüdüğü, istihdam sağladığı ve sektörlerinde söz sahibi olduğu bir sistem oluşturmalıyız.

Çünkü mesele kadınlara cesaret vermek değil; onların zaten sahip olduğu cesaretin önündeki engelleri kaldırmaktır.

Kadınlara alan açıldığında yalnızca kadınlar değil, ekonomi ve toplum birlikte güçlenir.

Leyla ÖZTÜRK
İş İnsanı

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Metin Külünk: “Terörsüz Türkiye, Güvenlik Projesinden Daha Büyük Bir Meseledir”

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

TELİF HAKKI!

islami sohbet - sohbet