DOLAR

49,6190$%0,13

EURO

55,7563€%0,10

GRAM ALTIN

6.423,26%-2,66

ÇEYREK ALTIN

10.561,00%-2,25

TAM ALTIN

42.097,00%-2,24

ONS

4.022,38%-2,87

BİTCOİN

4032263฿%-3.77152

Sabah Vakti a 02:00
Gaziantep AÇIK 23°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

HIZLI HABER GİRMEK DEĞİL, DOĞRU BİLGİ DOĞRU HABER

Gazetecilikte son yıllarda sıkça karşılaştığımız bir anlayış var:

“Haberi ilk ben vereyim.”

Oysa gazetecilik yalnızca bir olayı herkesten önce paylaşmak değildir.

Gazetecilik; doğru bilgiye ulaşmak, bilgiyi doğrulamak ve kamuoyuna doğru şekilde aktarmaktır.

Bir haberi 5 dakika önce yayınlamak gazeteciyi başarılı yapmaz. Eğer o haber yanlışsa, eksikse veya doğrulanmamış bir bilgiye dayanıyorsa, hızın hiçbir anlamı kalmaz.

Çünkü gazetecilik bir yarış değil, sorumluluktur.

İlk olmak mı, doğru olmak mı?

Özellikle sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte haber alma alışkanlıklarımız büyük ölçüde değişti.

Bir olay yaşanıyor.

Telefonlar çıkarılıyor.

Görüntüler çekiliyor.

Paylaşımlar yapılıyor.

Ardından bazı hesaplar bilgiyi doğrulamadan yayınlamaya başlıyor.

Bir süre sonra aynı bilgi onlarca farklı yerde görülünce, insanlar bunun doğru olduğunu düşünmeye başlıyor.

Oysa bir bilginin birçok yerde paylaşılması, onun doğru olduğu anlamına gelmez.

Gazetecinin görevi tam da burada başlar.

“Bu bilgi doğru mu?”

“Kaynağı nedir?”

“Resmî olarak doğrulandı mı?”

“Karşı tarafın görüşü var mı?”

Bu sorular sorulmadan yapılan yayın, sadece hızlı olabilir.

Ama gazetecilik açısından önemli olan hızlı olmak değil, doğru olmaktır.

Yanlış haberin telafisi kolay değildir

Özellikle kaza, ölüm, yaralanma, kayıp, adli olaylar ve kamu güvenliğini ilgilendiren konularda yanlış bilgi çok ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bir kişinin öldüğünü yazarsınız, oysa kişi hayattadır.

Bir kişinin ağır yaralandığını söylersiniz, bilgi doğru değildir.

Bir olayın sorumlusunu kesin ifadelerle duyurursunuz, soruşturma henüz tamamlanmamıştır.

Sonrasında haberinizi düzeltmeniz veya kaldırmanız, o bilginin ulaştığı herkes tarafından görülmesini engellemez.

Bu nedenle gazeteci bazı haberlerde diğerlerinden birkaç dakika, hatta daha uzun süre sonra yayın yapabilir.

Bunun nedeni haberi önemsememesi değildir.

Tam tersine, haberi ciddiye almasıdır.

“İlk haber” değil, “doğru haber”

Gazetecilikte bazen “ilk haber” kavramı gereğinden fazla önemseniyor.

Oysa okuyucu için asıl önemli olan şudur:

“Bana doğru bilgi veriliyor mu?”

Gazetecinin değeri, haberin kaç dakika önce yayınlandığıyla değil, okuyucunun o habere ne kadar güvenebildiğiyle ölçülmelidir.

Bir haber kuruluşu sürekli ilk haberi vermek için doğrulama sürecini atlıyorsa, zaman içerisinde kendi güvenilirliğini de zedeleyebilir.

Çünkü gazetecilikte güven kazanmak uzun zaman alır.

Kaybetmek ise çok kolaydır.

Bazen haber yapmamak da gazeteciliktir

Her duyulan bilgi haber değildir.

Her sosyal medya paylaşımı haber değildir.

Her WhatsApp mesajı haber değildir.

Her görüntü, görüntünün arkasındaki gerçeği anlatmaz.

Gazeteci gerektiğinde “Bu bilgiyi henüz doğrulayamadık.” diyebilmelidir.

Hatta gerektiğinde haberi hiç yayınlamamalıdır.

Çünkü gazetecinin görevi interneti bilgiyle doldurmak değil, kamuoyuna güvenilir bilgi sunmaktır.

Bir telefon daha açmak, bir kaynak daha sormak…

Bazen doğru habere ulaşmak için yalnızca birkaç dakika gerekir.

Bir kurum aranır.

Bir yetkiliye sorulur.

Olayın diğer tarafına ulaşılır.

Görüntünün nerede ve ne zaman çekildiği araştırılır.

Eski bir görüntünün yeni bir olay gibi paylaşılmadığından emin olunur.

Ve ancak bundan sonra haber hazırlanır.

Belki bu süreçte başka bir internet sitesi haberi sizden önce yayınlamıştır.

Olsun.

Çünkü gazetecilikte mesele “Kim önce yazdı?” sorusu değildir.

Asıl soru şudur:

“Kim doğru yazdı?”

Okurun güveni her şeyden önemlidir

Bir gazeteci için en değerli şey, okurun güvenidir.

Okur bir haberi gördüğünde;

“Bunu paylaşmışlarsa araştırmışlardır.”

diyebiliyorsa, işte gazetecilik orada değer kazanır.

Bu güven, bir manşetten veya yüksek görüntülenme sayısından daha değerlidir.

Çünkü gazetecilik yalnızca bugünün tıklanması için yapılmaz.

Yarın da okunabilmek, yarın da güvenilir olmak gerekir.

Haber hızlı olabilir.

Ama bilgi doğrulanmadan haber yapılmamalıdır.

Gazetecinin amacı herkesten önce bağırmak değil, doğruyu herkese anlatmaktır.

Bizim mesleğimizde bazen birkaç dakika geç kalmak sorun değildir.

Asıl sorun, yanlış bilgiyle herkesten önce yayın yapmaktır.

Bu nedenle gazeteciliğin temel düsturu bence çok açık:

Hızlı haber girmek değil; doğru bilgi, doğru haber.

Çünkü ilk olmak unutulabilir.

Ama güvenilir olmak, gazetecinin mesleki kimliğinin temelidir.

Gazeteci Sait Salıcı

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Akaryakıtta 100 TL Eşiği Yaklaşıyor: Hürmüz’deki Savaş Türkiye’de Pompa Fiyatlarını Değiştiriyor”

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

TELİF HAKKI!

islami sohbet - sohbet